Girdiler ‘Yaptım’ olarak kategorize edilmiştir
Haziran 2, 2009 · Yorumlar Kapalı
İşyerinin tam karşı sokağında koca bir sahaf var. Zaten makus çalışma hayatımda şükredecek bişeyler varsa, biri o sahaf biri de – kiraladığım ömrüme karşılık – ayda bir hesabıma yatan maaş.
Bugün neşeli neşeli gittim o kitapçıya. Büyük ve pırıl pırıl kitaplar bulabileceğiniz bir yer. Çeşit de çok. 2 yıldır ordan eve taşıdığım kitabın haddi hesabı yok. Pırıl pırıl Teneke Trampet‘i 5-ytl aldım ordan (orjinal tabii ki, korsan okumam). O kadar emindim ki aradığım kitapları bulacağımdan. Bulamadım. Ama Paul Auster’in New York Üçlemesi‘ni 9 liraya kapattım:) Sonra sahaftan çıkıp kitabevine gittim. Büyücü de yok Foucault’un Sarkacı da… Koku‘yu aldım ben de. Sahaftakinin 2 katı fiyatına:( En son yılbaşında internetten yeni kitaparlar almıştım. Öyle alışmışım ki 25 liraya 3-5 kitap almaya, bir ara nerdeyse kitapçıya “aaa bunlar neden bu kadar pahalı?” diye salakça bir soru soracakken yakaladım ve tuttum kendimi.
Şimdi elimde bir Paul Auster bir de Süskind var. 3. kitabı da evden seçmeye karar verdim. Sibumi. Eşime hediye almıştım. Çok beğenmişti. Sıra bende.
Tatil kitaplarım değişti ve bu durumdan da çok memnunum. Daha dolaptan yazlıkları tam çıkarmadım ama en önemli parçaları hazır bavulumun.


Kategoriler: Okudum · Yaptım
Etiketlendi: edebiyat, Kitap, koku, new york üçlemesi, patrick süskind, paul auster, sibumi, trevanian
Haziran 2, 2009 · Yorumlar Kapalı
Deliler gibi bekliyorum izne çıkmayı! Patlama noktasındayım. Bir insan zerre kadar sevmediği bir işte nasıl günde 12 saat*5 gün ve bazen 5-6 saat hafta sonu çalışabilirmiş öğrendim. Bazen sabah yataktan doğruca cama gidip kendimi aşağı atasım geliyor. (Neyse… “işimden nefret ediyorum” konulu panelimizi tatilden dönünceye saklayalım. Nasılsa dönüşün ilk günü nefret ve tiksinti dorukta olacak.)
Pazartesi izne ayrılıyorum. Planım, gündüzleri bir gölgede sakince oturup kitap okumak; akşamları da, deniz kenarında deniz kokusu eşliğinde, geç saatlere kadar dost sohbeti yapmak. Aaah ah! Eskiden beni yorgunluktan bitirmeyen tatile, tatil demezdim ben. Buruşana kadar suda kal, kavrulana kadar güneş altında gez, akşam da bayılana kadar danset.
Kitaplarımı seçmek için ideefix e girdim. Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap listesini açtım. En çok satandan az satana göre sırala seçeneğini seçtim. Böylece hem tatil ruhuna uygun hem de okunmaya değer kitaplar çıktı karşıma. 7 tanesi önceden okuduğum kitaplardı. Bir haftada üçünü okuyabilir miyim bilmiyorum ama -hep okuduğum hızdan daha fazlasını alma gibi bir zaafım var- 3 kitap seçtim. Sakin planladığım tatil için kalbimi küt küt attıracak kitaplar listede çıktığı sırayla:
1- Büyücü -John Fowles

2- Koku -Patrick Süskind

3- Foucault Sarkacı-Umberto Eco

Kategoriler: Okudum · Yaptım
Etiketlendi: büyücü, edebiyat, foucault sarkacı, john fowles, Kitap, koku, patrick süskind, roman, tatil, umberto eco
Mayıs 22, 2009 · Yorumlar Kapalı
Övünülecek bir şey olmadığını biliyorum ama bilgisayar oynamayı çok seviyorum. Kendi kendine rejim yapmaya söz vermiş bir kadının, koca çikolatayı miğdeye indirdikten sonra duyduğu pişmanlığın aynısını, oyunun başından kalkıp saate baktığımda hissediyorum ben de.
Prince of Persia ile 1992 yılında tanıştım. SOT çıktığında yeni evliydim. Günde 5 saat kadar oynayarak 5 günde bitirdim. Zamanı geldiğinde de WW ve TTT bitti. Benim için PoP ve Guitar Hero bilgisayar oyunlarında zirve gibi (WoW a hiç bulaşmıyorum, kendimi biliyorum..)
Neyse… sonuçta oyun başından kalktığın anda duyduğum pişmanlığı oyuna oturmadan önce hatırlayarak jübilemi yaptım. Yeni tatlar aramıyorum.
Film ertelene ertelene 2010 a kaldı. Kadro imdb de yayınlandı. Tamina kimdir ve Farah nerdedir bilmiyorum, canım sıkılıyor ancak yine de sabırsılanıyorum. Geldiği hafta sinemadayım. Eski günlerin anısına:)
Kategoriler: Yaptım · İzledim
Etiketlendi: oyun, prince of persia, sands of time, Sinema, sot, two thrones, worrior within
Mayıs 9, 2009 · Yorumlar Kapalı
Tarafımdan pek bir ihmal edilmiş, dengesiz “Simgesel”, BloXoo da öyle sahipsiz ve mahsun duruyordu. WordPress teknik olarak blog umu kendi kendime sahiplenmeme izin vermediği için, BloXoo daki arkadaşlar bana bu konuda yardımcı oluyorlar.
Hem bu yardımları için, hem de okunası bir çok blog la tanışmama aracı oldukları için kendilerine teşekkür ediyorum.
Kategoriler: Yaptım
Etiketlendi: blog, bloxoo, simgesel