Şu yandaki afişi sinema salonlarında gördüğüm anda, kesinlikle gitmeye tenezzül etmeyeceğim bir film olduğunu anlamıştım. The Saw/Testere‘yi beğendiğimi itiraf ediyorum. Zaman zaman izlerken rahatsız olsam da sürükleyici kurgusu, gösterilen şiddete odaklanmamı engellemişti. Bu afiş ise daha ilk görüşte sinirlerimi bozmaya yetti. Sanırım o aleti tutan başka bir el olduğunun anlaşılması, o elin sahibinin kafasından geçenleri hiç bir zaman anlamak istemeyeceğimi farketmeme sebep oldu.
Ancak n’oldu bilin? Bu yaz tatil planımızı hazırlayan sevgili aşkım, bir gün elinde filmin dvd si ile çıkıp geldi. Aslında kendisi Nip/Tuck’ı veya herhangi bir CSI dizisini izlemekten acizdir. Ben o otopsi ve ameliyatları büyük bir merakla izlerken “nasıl bakıyosun şuna yaa!!” diyerek kanal değiştirme girişimlerinde bulunur. Şimdiye kadar gerçeleştirdiği en büyük işkence de bu yaz tatilimizdi işte. (dahası…)




