Simgesel

Sır: Çekim Yasası *Evritingz gana bi olrayt!*

Haziran 22, 2007 · Yorum Yapın

Ne kadar çok ihtiyacımız var değil mi, birinin çıkıp bize “Her şey çok güzel olacak!” demesine? Var ki, The Secret (Law of Attraction) kitabı ve DVD’si bütün dünyada yok satıyor. Bilgelerin, liderlerin, alıp başını gidenlerin, köşeyi dönenlerin, yaşadıkları toplumda veya dünyada değişim yaratanların sırrı artık biz aciz kullara da açıklanıyor. Çekim Yasası’nın varlığına ve bunu hayatlarında uygulamayı başardığına inananlar kızmasınlar. Ben de biliyorum umuda ihtiyacımız olduğunu. Kimin yok ki? Kimse içinde kötülük barındırmasa, herkes bolluk ve refah içinde olsa, sağlıklı, mutlu mutlu yaşasak fena mı olur?

İki gün önce filmini izledim ben de. Bir inanası geliyor ki insanın, hepimiz saf enerji olsak, bufff! bir patlasak, uzaydan büyük bir mıknatısla çekilmiş gibi çıksa gitse sefalet, savaş, açgözlülük, kirlilik, kötülük o içimizdeki cani ruh! Sonra bahar gelse, çiçekler açsa, kuşlar yuva yapacak ağaç bulmuş, nesli tükenmeyen varlıklar gibi şarkı söylese cik cik. Dinler, ırklar bir anda alam(sızlığ)ını yitirse, önyargı, dedikodu, bağnazlık olmasa, rengarenk bir karnaval başlasa…

Ben inanıyorum. Olumlu düşünen, olaylara iyi tarafından bakmaya çalışan, kendisine etrafındaki tüm varlıklara sevgi, saygı duyan, içinde bulunduğu durumun olumsuzluklarına değil de güzelliklerine odaklanıp onlarla mutlu olmayı bilen ve daha iyisi için çalışan, gülümseyen insanların daha güzelini hak ettiklerine ve alacaklarına inanıyorum. Yukarıda saydığım özelliklere bir bakın. Yanlış birşey var mı? Bilmediğimiz birşey var mı? Çoğumuz biliyor. Ama hatırlatılması gerekiyor sanırım. O yüzden bildiğimiz şeylere bizi yeniden inandırsınlar diye okuyoruz galiba bu kitapları.

Sadece bilmek yetmiyor tabii. Uygulayabilme sorunu var. Filmde, kafalarımızda bizi kötü hissettiren resimleri tutmamamız için öneride bulunuyor “guru”lar. O zaman biraz durup düşünüyorum: Yanı başımızda bir savaş, ülkede terör, sokaklarda çocuklar, linç deyince azının suyu akan insanlar, yoksulluk… (Amerika’da “Secret” a inanmak ve uygulamak daha mı kolay acaba? Beckham için öyle olduğu kesin de… ) Peki o zaman, haber izlemeyeyim, gazete okumayayım, bu konular hakkında konuşup tartışmayayım. Beni sadece benim refahım, zenginliğim, mutluluğum ilgilendirsin. Bilip, “HAYIR!” deyince başım göğe mi erecek. İşte “secret” la ilgili kafamı karıştıran temel nokta buydu benim ilk izlediğimde. “Yoksa birileri bizim dikkatimizi mi dağıtıyor? Yoksa esas yasa “herkesin bir fiyatı vardır” yasası mı?”. Biliyorum, Secret’ı eleştirenler, en çok bunun için eleştiriyorlar. Ama sırf ” ‘otuzikidiş’ gülümseyen dolar milyonerlerine gıcık olduğum için” ve Secret sayesinde esas mutluluğu, zenginliği, şöhreti yakalayanların onlar olduğunu bildiğim için var olduğu öne sürülen “çekim yasası”nı üzerinde biraz kafa yormadan bir kenara atmak işime gelmiyor. Çünkü umuda ihtiyacım var. “SAVAŞA HAYIR” demek yerine “BARIŞA EVET” demenin gerçekten faydası olacak mı? Ya da seçim öncesi “Tayyip’e HAYIR” diye bağırdığımız için, Tayip Erdoğan yine başbakan mı olacak? Olabilir. Ancak kitabı okuyup, filmi izleyenlerin “nasıl zengin olabilirim” heyecanına kapılıp savaşla barışla, seçimle uğraşmayı bırakmaları (son 20 yıldır zaten yaptıkları gibi) en büyük tehlike olarak görülüyor anladığım kadarıyla.

Birileri Çekim Yasası’nın varlığına inanıp neşe ve umut içinde geçerliliğini sınayabilecek kadar şanslı doğuyor. Misal, ben. Bu “Sır” a en çok ihtiyacı olanlarınsa ne etraflarında bir kitapçı, ne bu kitaba harcayacak paraları ne de umutları var.

Kategoriler: Düşündüm · İzledim