Ne kadar çok ihtiyacımız var değil mi, birinin çıkıp bize “Her şey çok güzel olacak!” demesine? Var ki, The Secret (Law of Attraction) kitabı ve DVD’si bütün dünyada yok satıyor. Bilgelerin, liderlerin, alıp başını gidenlerin, köşeyi dönenlerin, yaşadıkları toplumda veya dünyada değişim yaratanların sırrı artık biz aciz kullara da açıklanıyor. Çekim Yasası’nın varlığına ve bunu hayatlarında uygulamayı başardığına inananlar kızmasınlar. Ben de biliyorum umuda ihtiyacımız olduğunu. Kimin yok ki? Kimse içinde kötülük barındırmasa, herkes bolluk ve refah içinde olsa, sağlıklı, mutlu mutlu yaşasak fena mı olur?
İki gün önce filmini izledim ben de. Bir inanası geliyor ki insanın, hepimiz saf enerji olsak, bufff! bir patlasak, uzaydan büyük bir mıknatısla çekilmiş gibi çıksa gitse sefalet, savaş, açgözlülük, kirlilik, kötülük o içimizdeki cani ruh! Sonra bahar gelse, çiçekler açsa, kuşlar yuva yapacak ağaç bulmuş, nesli tükenmeyen varlıklar gibi şarkı söylese cik cik. Dinler, ırklar bir anda alam(sızlığ)ını yitirse, önyargı, dedikodu, bağnazlık olmasa, rengarenk bir karnaval başlasa…
Ben inanıyorum. Olumlu düşünen, olaylara iyi tarafından bakmaya çalışan, kendisine etrafındaki tüm varlıklara sevgi, saygı duyan, içinde bulunduğu durumun olumsuzluklarına değil de güzelliklerine odaklanıp onlarla mutlu olmayı bilen ve daha iyisi için çalışan, gülümseyen insanların daha güzelini hak ettiklerine ve alacaklarına inanıyorum. Yukarıda saydığım özelliklere bir bakın. Yanlış birşey var mı? Bilmediğimiz birşey var mı? Çoğumuz biliyor. Ama hatırlatılması gerekiyor sanırım. O yüzden bildiğimiz şeylere bizi yeniden inandırsınlar diye okuyoruz galiba bu kitapları.
Sadece bilmek yetmiyor tabii. Uygulayabilme sorunu var. Filmde, kafalarımızda bizi kötü hissettiren resimleri tutmamamız için öneride bulunuyor “guru”lar. O zaman biraz durup düşünüyorum: Yanı başımızda bir savaş, ülkede terör, sokaklarda çocuklar, linç deyince azının suyu akan insanlar, yoksulluk… (Amerika’da “Secret” a inanmak ve uygulamak daha mı kolay acaba? Beckham için öyle olduğu kesin de… ) Peki o zaman, haber izlemeyeyim, gazete okumayayım, bu konular hakkında konuşup tartışmayayım. Beni sadece benim refahım, zenginliğim, mutluluğum ilgilendirsin. Bilip, “HAYIR!” deyince başım göğe mi erecek. İşte “secret” la ilgili kafamı karıştıran temel nokta buydu benim ilk izlediğimde. “Yoksa birileri bizim dikkatimizi mi dağıtıyor? Yoksa esas yasa “herkesin bir fiyatı vardır” yasası mı?”. Biliyorum, Secret’ı eleştirenler, en çok bunun için eleştiriyorlar. Ama sırf ” ‘otuzikidiş’ gülümseyen dolar milyonerlerine gıcık olduğum için” ve Secret sayesinde esas mutluluğu, zenginliği, şöhreti yakalayanların onlar olduğunu bildiğim için var olduğu öne sürülen “çekim yasası”nı üzerinde biraz kafa yormadan bir kenara atmak işime gelmiyor. Çünkü umuda ihtiyacım var. “SAVAŞA HAYIR” demek yerine “BARIŞA EVET” demenin gerçekten faydası olacak mı? Ya da seçim öncesi “Tayyip’e HAYIR” diye bağırdığımız için, Tayip Erdoğan yine başbakan mı olacak? Olabilir. Ancak kitabı okuyup, filmi izleyenlerin “nasıl zengin olabilirim” heyecanına kapılıp savaşla barışla, seçimle uğraşmayı bırakmaları (son 20 yıldır zaten yaptıkları gibi) en büyük tehlike olarak görülüyor anladığım kadarıyla.
Birileri Çekim Yasası’nın varlığına inanıp neşe ve umut içinde geçerliliğini sınayabilecek kadar şanslı doğuyor. Misal, ben. Bu “Sır” a en çok ihtiyacı olanlarınsa ne etraflarında bir kitapçı, ne bu kitaba harcayacak paraları ne de umutları var.




7 cevap so far ↓
BİROL // Haziran 25, 2007 7:30 am
evet gerçekten şaşırtıcı ama
hem inanmak istiyorum
hemde saçma geliyor
çünkü yaratmak allaha mahsustur
ne diyor kuranda
isteyene bu dünyada veririz
isteyene ahirette
2 alemdede isteyen açıkta kalır hiç bişey alamaz diyor
bide ne diyor evrenide ben yarattım
dilediğime veririm
sen allaha isyan et
sonra çekim yasası zart zurt
salla bakalım
simge // Haziran 27, 2007 7:18 am
Fikrini paylaştığın için teşekkür ederim Birol.
Selda KARABACAK // Temmuz 6, 2007 4:39 pm
Sevgili Simge,
Bir süredir konuyla ilgili araştırma yapıyorum ancak henüz bir araştırma yazısı yazacak daha doğrusu üzerine yorum ekleyip bunu sunacak kadar değil. Konunun uzmanı bir danışmanlık firmasının eğitim programına devam ediyorum, belki şimdi değil ama aktarım aşamasına geldiğimde paylaşım için ilk seni arayacağımdan emin olabilirsin.
Teşekkürler.
Fabrizio // Temmuz 24, 2007 6:49 pm
Denemeye değer öyle değil mi? Yani bu sefer Savaşa HAYIR diyeceğimize, barışa EVET diyelim. Ne kaybedebiliriz ki? Veya aklımızda ki hep o olumsuzlukları bir kenara itip yaşayalım bir şekilde. Size Allah olun demiyor ama siz özgürsünüz diyor. Kendi kafanızda yarattığınız engellerden kurtulun diyor. Bunun ötesine geçtiğimizde belki daha farklı bir hale bürünecek hayatımız. İnanın ve güvenin bir seferinde olsun. Hem dinlerde bu şekilde düşünüyorlar esasına bakarsanız.
Kendimizi değiştirebiliriz.
Herkese umut dolu günler…
THUMBELINA // Ağustos 23, 2007 11:53 am
Kimimiz karşı çıkıyoruz Secret’in,Çekim Yasası’nın felsefesine, kimimiz ise bel bağlıyoruz..Her zaman olumsuzu gören biz insanlara olumlu bakış açısını ve umutlarımıza inanmayı anlatıyorsa ne kötülük var bunda?
maxim // Nisan 15, 2008 1:52 am
aslında din açısından bakılacak olursa buna işaret olacak bazı şeyler bula bilirsiniz diye düşünüyorum….eğer şükrederseniz nimetimi artırırım…(ibrahim7)…düşüncenin bir çok konuda önemli olduğunu söyleye bilirim bir şey isterken çok dikkat etmek ayrıntılara önem vermek gerekir bunun için” %100 düşünce gücü” kitabını okumanızı tavsiye ederim..insanlar tabiatları gereği hırslı oluyorlar ve bu çok abartılınca arkasında felaketler getiriyor..bir ses dalgası bir çık oluşturuyorsa bir insanda savaş başlata biliyor..büyük ülkeler refahlarının devamını sağlamak için zayıf ülkeleri sömürür veya savaş açarlar neden çünkü ülkelerinin zenginliğini artırmak istiyorlar refahlarını devam ettirmek istiyorlar bir şey istiyorlar ve elde ediyorlar ama hangi yolla elde ettikleri onlar için önemli değil gibi görünüyor…bir şey isterken dikkat edilmesi gerektiğini söylemiştim evet bir yasa olduğu gerçek ama ne istediğiniz çok önemli az önce tavsiye ettiğim kitaptan bir alıntı……” Avukatlık yaptığım günlerde vasiyetnamesini hazırladığım
bir kadını hiç unutamam. Vasiyetnameyi hazırladıktan
sonra aklımda yer eden bir şey söylemişti. “Bir gün,” demişti,
“her isteğimin birisi tarafından yerine getirileceği bir durumda
olacağım. Söylemem gereken şey sadece, ‘İstiyorum’ olacak
ve birisi istediğimi yapacak.”
Emerson, “Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilirler”
der. Bu kadın istediğine sahip oldu. Birkaç yıl sonra felç geçirdiğini
ve hareket edemez hale geldiğini öğrendim. Hayatının
geri kalan kısmını yatakta, başkalarının yardımına muhtaç
olarak geçirdi. Bu arada konuşma yeteneğini de yitirmişt
i . Öldüğü güne dek sadece bir sözcük söyleyebildi: “istiyorum.”
Bunu söylediği anda hemen biri koşuyordu yanına. Çeşitli
şeyleri gösterip ne istediğini anlamaya çalışıyorlar; anlayınca
da getiriyorlardı istediği şeyi. Ölümünden bir süre önce
bu olayı duyduğumda, söz konusu kuralı harekete geçirdiği
günü hatırladım. Vasiyetnameyi bitirmiş, gitmeye hazırlanırken
kapının önünde bu sözleri dinlediğim günü: “Bir gün
her isteğimin birisi tarafından yerine getirileceği bir durumda
olacağım. Söylemem gereken şey sadece, “îstiyorum” olacak
ve birisi istediğimi yapacak.”……..ne istediğinize dikkat edin
raziye // Mayıs 7, 2008 10:05 pm
Elbetteki biz müslümanlar için yaratıcımızın tek ve Allah olduğu konusubda bir şüphemiz yok. Yaratan Odur ve herşey O’nun külli iradesi dahilinde (buna tabiat kanunlarıda dahil )yaratılmıştır. Yaratıcımız alemleri yaratırken belli yasalar, sebep sonuç ilişkileri de koymuştur. Çekim yasası da bu yasalardan biridir. Rabbimiz Kaderde olmuş olacak ne varsa şüphesizki bilir. Ancak haşa bir senaryo yazıp bizi dünya hayatına bırakmamıştır. Bizi kaderimizin mahkumu iradesiz varlıklar olarak yaratmamıştır.Buraya bir imtihan için getirildik ve elbetteki seçimlerimizde, arzularımızda , düşünce ve kararlarımızda özgürüz. Allah bize seçme ve deneyimleme özgürlüğü vermiştir. Biz isteriz , dua ederiz, gayret ederiz O’da isteklerimizin karşılığını yaratır. Yaratan O’dur isteyen biz…Ve çekim yasası gibi yarattığı pek çok kanun tıkır tıkır işlemekte…O yüzden düşünce gücümüzün farkına varalım, seçimlerimizin ve arzularımızın bizi nerelere taşıyabileceğini bilelim…Batı alemi için SIR diye yeni bir düşünce modası olarak lanse edilen bu gelişim, tasavvuf ve ilim sahibi müslümanlar için zaten yakından bildikleri bir sistemdir. Hem Mevlana Hz.lerinin eserlerinde , hemde Risale-i Nurlarda bu cazibe kanunundan bahseder. Yani hasılı Sır yada çekim yasası dinimizle çelişmez. Kuantum fiziği Allahın ilmiyle yaratılmış bir hadisedir. Ve düşünce gücümüzle imtihan oluyoruz…
Yorum Yapın