Herkes yeni gelen neslin ne kadar farklı, ne kadar akıllı, çabuk öğrenen, büyümüş de küçülmüş (bu tanıma girenlerin bazıları ne kadar sevimsiz olur), etraflarında dönen her şeyi algılayan, tepki veren, yorum yapan, tabir yerini bulacaksa “canavar” olduklarından bahsediyor. Yetişkinlerin eğitim yaklaşımlarındaki fark etkili evet, bir de, bilinen şey işte, televizyon. Peki bu ivme bir tek çocuklarda mı bu kadar belirgin? Okulu bitirip bir işe kapağı attıysan, yediğim içtiğim bana yeter, gezdiğim gördüğüm bana tamam, işten gelip bir dizi açayım, koltuğa yayılıp göbek/popo bağlayayım, çoluk çocuğa karışayım demiyorsan, evet sadece bunu demiyorsan bile onların maruz kaldığından daha mı az “mesajlar” bombardımanına (iyi/kötü fark etmez) maruz kalıyorsun?
Değişiyoruz. Değişiyorum yani sürekli. Yanar-döner gibi değil. Ben onlar gibi büyümedim. Türkiye’nin ortalamasının üstünde ufuk genişliğine sahip bir ailem vardı ve benimki de onların biraz üstünde kaldı. Bir ara yırtmaya çalıştım ve bu çaba ağır ergenlik bunalımlarına sebep oldu. Ya o zaman “olabilir” olanların, “gerçekleştirilebilir” olanların sınırları çok dardı ya da ben, doğru insanlarla konuşmadım destek bulabilmek için. Elimde değil sinirlenmeden hatırlayamıyorum bana “dünya çapında bir yönetmen olman mümkün değil, elde edemeyeceğin şeyleri arzulamak seni mutsuz ediyor” diyen kadın psikoloğu. Ve ben “peki” dedim. Gel de şimdi ki nesli inandır böyle bir şeye. “Zaten sana niye soruyorum ki bunu, dinozor!” derler adama.
Geçen sene haftalarca, yatağa yattığımda “yeniden başlamak istiyorum! yeniden başlamak istiyorum! yeniden..” dedim. Kimseye önermem, girilebilecek en berbat ruh hallerinden birisi olduğuna inanıyorum. O kadar çok düşündüm ve o kadar yoğun istedim ki, bazı geceler yattığım yerden gerçeklikle bağımın koptuğunu hissediyordum (kendi kendime bi yerlerde bi zaman makinesi olduğuna, ya da aslında herkese “yeniden başlama hakkı” verildiğine falan inanmaya başlamıştım). Mesele “dünya çapında yönetmen olmak” falan değil; belki de kim olduğunla ilgili algını bu kısıtlılıklar içinde bir dünyaya sıkıştırmak ve ona göre seçimler yapmak.
Kimseyi suçlamıyorum. Psikolog kadını da. İyi bir yerden başladığıma inanıyorum. Çok da kötüye gitmişliği falan yok bir şeylerin. Ben şu andan, buradan başlıyorum.
Herkese merhaba.
Sevgilerimle




0 responses so far ↓
There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.
Yorum Yapın